16 07 2011

Sarı yazmalıların HES zaferi

Kastamonu'nun Cide ilçesi sınırlarındaki Loç Vadisi çevresinde yaşayan yöre halkının iki yıldır sürdürdüğü HES mücadelesinde, İdare Mahkemesi projenin tamamen iptal edilmesine karar verdi.

Uzun zamandır bölgelerinde yapılmak istenen hidroelektrik santrale (HES) mücadele veren Loç Vadisi’nin sarı yazmalı direnişçileri mücadelelerinde önemli bir kazanım elde etti.

Loç Vadisi’nde süren HES çalışmalarına yönelik olarak Kastamonu İdare Mahkemesi, 3 Ocak'ta yürütmesi durdurulan Orya Enerji'ye ait projenin tamamen iptal edilmesine karar verdi. Konuyu yakından takip eden Yusuf Yavuz’un konuya ilişkin haberi şöyle:

Loçluların örnek HES direnişi
Yörenin yetiştirdiği usta yazar Rıfat Ilgaz'la özdeşleşen 'sarı yazma'yı kendilerine mücadele simgesi olarak seçen Loçlular'ın HES'lere karşı başlattığı direniş, vadiye yapılması düşünülen hidroelektrik santrali (HES) için 2009 Mart'ında bölgede yapılan halkı bilgilendirme toplantısı ile başlamıştı. 2009 Eylül'ünde Cide HES için ÇED onayını alan Orya Enerji, bölgedeki direnişe rağmen inşaat çalışmalarına başladı. Ancak Loçlular vadilerini vermemekte kararlıydılar. 2009 Aralık ayında şirket aleyhine ÇED'in iptali için dava açan yöre halkı, söz konusu proje için yalnızca ÇED onayının alındığını ancak gerekli diğer izinlerin alınmadığını belgeleyerek HES inşaatının 'imarsız' ve 'kaçak' olarak sürdüğünü ortaya koydu.

Ardından yaptıkları eylemlerle bütün ülkede seslerini duyuran Loçluların en büyük eylemi Orya Enerji'nin İstanbul'daki merkezi önünde 28 gün süren oturma eylemi oldu. 31 Aralık 2010'da Kastamonu İl Özel İdaresi'nin girişimiyle kaçak olduğu gerekçesiyle mühürlenen HES inşaatının faaliyeti, 'telafisi mümkün olmayan tahribatlar yapıldığı' gerekçesiyle 3 Ocak 2011 tarihinde mahkeme kararıyla durduruldu. Ancak Loçlular hukuki süreç devam ederken, vadilerindeki projenin nihai olarak iptaline kadar eylemlerini sürdürdüler. Nihayet Kastamonu Bölge İdare Mahkemesi'nin 11 Temmuz 2011 tarihli kararı Loç Vadisi'ni bayram yerine çevirdi. Mahkeme, 'dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı'na hükmederek projeyi iptal etti.

Mahkeme, 'havzanın dengesi bozulur' dedi
Cide Regülatörü ve HES projesine ait proje alanının milli park alanıyla çevrili olması ve milli parkla aynı havza içerisinde yer alması nedeniyle projenin yer seçiminin doğru olmadığının vurgulandığı mahkeme kararında, "proje alanının bilimsel açıdan, milli park tarafından çevrelenmiş olmasından dolayı milli parkı da kapsayan Devrekani havzası’nın ekosisteminin bir parçası olduğu ve bölge vejetasyonuna çeşitlilik kattığı, proje sahasının, milli parkın koruma zonu kabul edilecek bir mesafe içerisinde yer aldığından proje alanında yapılacak çalışmalardan kaynaklanacak olumsuz etkilerin, havza ve milli park ekosistem bütünlüğüne zarar vereceği ve anılan havzada yer alan bitki türleri, yaban hayvanları ve sucul canlıların yok olmasına, toprak-su-vejetasyon arasındaki dengenin bozulmasına yol açacağı sonucuna varılmıştır" denildi.

Mahkeme kararında, proje sahasında bulunan bazı endemik türlerin başka yerlere transfer edilerek koruma altına alınacağının söylendiğine dikkat çekilerek, "Bu durum doğru bir yaklaşım değildir ve transfer edilen bitkinin transfer edildiği ortama uyum sağlayıp gelişeceği garanti değildir. Böyle bir doğa yaklaşımı da bulunmamaktadır" görüşüne yer verildi.

“Dava konusu işlemde hukuka uyarlık yok”
Regülatör arkasında oluşacak gölden karstik arazi yapısındaki çatlaklardan ve buharlaşmalardan kaynaklanan önemli bir su kaybının olacağı vurgulanan mahkeme kararında, "oluşacak göl alanından meydana gelecek buharlaşma da küresel ısınma olgusu dikkate alındığında yüksek olacağından mevcut su miktarında azalma olacaktır. Bu durum, dere ekosisteminde oluşan toprak-su-vejetasyon arasındaki dengenin bozulmasına, deredeki ıslak çevre alanının ve dolayısıyla dere ekosisteminin olumsuz etkilenmesine ve sucul canlıların tür ve sayısının azalmasına yol açacaktır. Orya Enerji Elektrik Üretim A.Ş tarafından yapımı planlanan 21,5 MW gücündeki HES Projesi’ne ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) olumlu kararı verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır"denildi.

Şantiye kapatan şirket, kararı Danıştay’a götürecek
Kararın ardından, altı aydır çalışmayan ancak hukuki süreci beklemek amacıyla şirket tarafında açık tutulan HES şantiyesinin kapatılacağı öğrenildi. Orya Enerji'nin iptal edilen HES projesiyle ilgili kararı Danıştay'a götüreceği ifade edilirken, Loçluların avukatı Yakup Okumuşoğlu da şirkete tahsis edilmiş bütün idari kararların iptali için de dava açmaya hazırlandıklarını söyledi.

Loçlular: Yemin ettik, geçit vermeyeceğiz!
Kararın ardından Loç Vadisi Koruma Platformu tarafından yapılan açıklamada, "vadimizin cennete eşdeğer güzelliğini ve yaşam alanlarımızı kaybetmek üzere iken kıymetini daha iyi anladığımızdan, bunda sonra vadimize daha çok sahip çıkarak, yaşam alanlarımızı koruyacağımıza yemin ettik. Başka iştahı kabaranlar olması halinde, karşılarında bir duvar gibi durarak geçit vermeyeceğiz. Mücadelimize bundan sonra daha güçlü ve daha örgütlü bir şekilde devam edeceğimizin bilinmesini isteriz" görüşüne yer verildi.

Orya Enerji'nin kararı temyiz hakkına saygı duyulacağının vurgulandığı platform açıklamasında, "Loç halkı olarak bu hakka saygı gösteriyoruz. Fakat İstenmediği bir vadide, para kazanmak için tüm manevi ve kültürel değerlere saldırarak Orya Enerji firması hiçbir yere varamaz. Orya Enerji bu hevesinden derhal vazgeçmelidir. Asıl iştigal konusu olan boru imalatı işine dönmeli, Loç Vadisini süratle terk etmelidir" uyarısında bulunuldu.

“Büyük bir aile olacağız”
Açıklamada ayrıca şu görüşlere yer verildi: "Loç Vadisi halkının akraba ilişkilerini bozmak için bıraktığı nifak tohumlarını tek tek bularak imha edeceğimizi, yeniden aramızda tam bir birlik,dostluk ve akrabalık bağları kuracağımızı, türlü vaatlerle kandırılan, birbirlerine düşürülmeye çalışılan baba oğul, ağabey kardeş ilişkilerini en samimi haline eskisinden daha da güçlü bir hale getirerek, büyük bir aile olacağımızdan da herkesin haberi olmasını isteriz.

Mücadelemiz boyunca derdimizi dert edinen, bize destek veren tüm dostlarımıza, tüm platformlara; Ergene’den başlayarak Karadeniz Vadilerinden en son Hopa’ya, Sinop’tan Mersin’e, Antalya Alakır’a, İzmir Allioni’den Munzur’a, Aksu’ya varıncaya kadar, tüm vadilere hem teşekkür eder, hem de tüm gücümüzle yanlarında olacağımızı, hiçbir vadimizi yüzde on cansuyuna 49 yıllığına vermeyeceğimizi de beyan ederiz.

Mücadelemiz boyunca hukuktan ve yasalardan bir an olsun ayrılmadık. Bu hukuk mücadelemizde bize destek veren tüm hukuk adamlarına, Çevre Bilimi konusunda bizi aydınlatan tüm öğretim görevlilerine de ayrı ayrı teşekkür ederiz. İki yıl öncesine kadar sessiz sakin oturan Kastamonu Cide Loç Halkı, kültürüne sarılıp sarıyazmasını baş tacı edip; firmanın bu hukuksuzluğuna isyan ediyor ve bunu da bağımsız yargı onaylıyorsa, bu isyana sebep olanlar mercek altına alınmalıdır. Biz artık loç halkı olarak 'Cide HES gitti, huzur geldi' demek istiyoruz."

(soL-Haber Merkezi)

İlgili haberler: 

Yolsuzluğun, rüşvetin, kanun tanımazlığın yetmediği yerde kabakuvvetin kolgezdiği onlarca farklı coğrafyada HES sahtekârlığına karşı direnişler devam ediyor. Kastamonu'nun Cide ilçesine bağlı Loç Vadisi içlerinde belki de en sıcak olanı.

Türkiye’nin her yerinden destek vermek üzere gelenlerle kolkola iş makinalarının önüne çıkan Loç köylüsü bir defa daha özel güvenliğin saldırısına uğradı.

Loç köylüsü HES'e karşı bir yandan hukuki mücadeleyi sürdürürken diğer yandan genciyle yaşlısıyla her fırsatta iş makinalarının önüne çıkarak toprağını koruyor. Ümran Boru ve iştirakı Orye A.Ş. ellerinde ruhsat olmadığı halde köylüye ve köy tüzel kişiliğine ait topraklarda talana devam ederken en bildik, en arsız yöntemlerle saldırıyorlar.

Daha şimdiden, Loç Vadisi’ne bağlı dört köyün muhtarlarına, sakinlerine yüz binlerce liralık rüşvet teklif edilmiş durumda. Gecenin bir yarısı gelen telefonlarda köylünün köylünün aileleleri, yaşamları tehdit ediliyor; sahte belgeler ve imzalarla arazilere giriliyor; yöre insanı birbirine düşürülüyor; bilirkişi raporları yok sayılıyor…

Bunlar yabancısı olduğumuz yöntemler mi? Her fırsatta HES karşıtlarını “terörist” ilan eden Erdoğan, önceki günkü açıklamasında Taksim’deki saldırıyı da “HES komplosu” ilan etti! AKP saldırganlığıyla birleşerek kontrolsüzleşen HES saldırısının Erdoğan’ın son birkaç günde yaptığı “Su akar, Türk yapar” beyanatlarıyla çok daha büyük bir talanın planlı parçası olduğu artık ortada.

Anadolu’nun farklı yerlerinde süren direnişlerde köylüsüyle çevrecisiyle HES karşıtları giderek siyasallaşan ve güçlenen bir mücadeleye sahip çıkıyorlar.

Loç köylüsü inatçı. Aylardır süren mücadelesi, Erdoğan’ın açıklamalarıyla kritik bir evreye girdi. “Baraj köyü ‘Evet’çiler ve ‘Hayır’cılar diye ikiye böldü” diyen Loç köylüsü de toprağını korumanın taşeron şirketle kavga etmekten öte bir anlamı olduğunun farkına varıyor.

Loç’ta neler oldu?
Haftasonu Türkiye’nin her yerinden HES karşıtlarının direnişe destek olmak için buluştuğu Loç Vadisi’nde iş makinalarının çalışmasını engellemek isteyen köylüler Orye A.Ş.’nin özel güvenlik biriminin saldırısına uğradı. Bu karşılaştıkları ilk saldırı değil. Orye A.Ş. daha önce de çalışma ruhsatını görmek isteyen ve şantiye şefi olmadan çalışamayacaklarını belirten köylülere karşı kaba kuvvete başvurmuştu.

Şirketin yasadışı çalışmasını sağlamak üzere sık sık köylülerle karşı karşıya gelen Jandarma da saldırıya müdahale etmeyerek özel güvenliğin köylüleri tartaklamasına göz yumdu.

Ümran Boru’nun iştirakı olan Orye A.Ş. Loç Vadisi’ne girdiğinden beri köy tüzel kişiliğine ve köylülere ait arazilerde izinsiz çalışma yürütüyor. “Çoktan kamulaştırıldığı” belirtilen tarlalar tapu kayıtlarında halen köylüye ait görünüyor. “Gerekli izinlerin alındığını” belirtmelerine rağmen ne şirket ne de Jandarma izinleri gösteremiyor. Köylülerin açtığı davalara ve proje hakkındaki olumsuz bilirkişi raporlarına rağmen şirketin vadide yaptığı tahribat geri dönülmesi zor bir boyuta ulaşmak üzere. Şimdiden binlerce ağacı kesen şirket proje kapsamında 220 bin metrekarelik alandaki tüm ormanı yok etmeyi planlıyor. Doğal koruma ve sit alanı olan Loç Vadisi’nin büyük bir kısmı proje sonunda sular altında kalacak. Devrekani deresinin suyunun yüzde 85’ini borularla taşıyacak olan baraj projesi bölgede doğal hayatı da tehdit ediyor. Orye A.Ş. baraj inşaatına paralel olarak bölgede bir de taşocağı açmayı planlıyor. Çalışmakta olan makinaların sesi nedeniyle vadideki hayvanların çoktan uzaklaştığını söyleyen köylüler, taşocağı açıldığında yağacak tozun bitki örtüsünü de hızla bozacağını belirtiyorlar.

Üç gün boyunca Loç Vadisi’nde doğayı, yaşamı, direnişi fotoğraflarla belgelemeye çalıştım. Loç’un ve bir bütün olarak HES karşıtı direnişin girdiği bu kritik evrede hızla güçlenmesini dileyerek.
Ve elbette, onbeşlik delikanlısından en önde yürüyen seksenlik İmmi ninesine, inat ve enerjiyle kapı kapı dolaşıp HES’i ve Loç’u anlatan Halime ablasına, kar-kış demeden direnişe destek olan Türkiye’nin her yerinden “Loç”lulara selamla…

Tuluğ Ünlütürk (soL)

99
0
0
Yorum Yaz