15 10 2008

Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı kaybettik

Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı kaybettik

Geçirdiği rahatsızlık nedeniyle bir süredir tedavi gören şair Fazıl Hüsnü Dağlarca 91 yaşında yaşamını yitirdi. Dağlarca, kronik böbrek yetmezliği ve kateter enfeksiyon rahatsızlığı nedeniyle tedavi görüyordu. 26 Ağustos 1914'te İstanbul'da doğan Fazıl Hüsnü Dağlarca, 1967'de ABD'deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından "En iyi Türk Şairi" seçilmişti. Şair, 20 Ekim'de toprağa verilecek.

Cumhuriyet Haber Portalı

İstanbul- İstanbul'da vefat eden şair Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın cenazesinin, 20 Ekim'de Söğütlüçeşme Camisi'nde kılınacak namazın ardından toprağa verileceği bildirildi.

Kadıköy Belediyesi'nden yapılan yazılı açıklamada, Dağlarca'nın, tedavi gördüğü Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde antibiyotik tedavisine yanıt vermeyerek durumu ağırlaştığı için bu sabah yoğun bakıma alındığı belirtilerek, 95 yaşındaki şairin, kalp ve solunum yetmezliğinden hayatını kaybettiği ifade edildi.

Uzun yıllardır Kadıköy'de adının verildiği sokakta yaşayan Dağlarca'nın, böbreklerindeki problem nedeniyle Temmuz ayından beri diyaliz tedavisi gördüğü aktarılan açıklamada, şairin, Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk'ün girişimiyle önce Acıbadem Hastanesi'nde tedaviye alındığı ve daha sonra Başkent Üniversitesi Hastanesi'ne yatırıldığı anlatıldı.

Açıklamada, Dağlarca için 20 Ekim Pazartesi günü saat 11.00'de Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası'nda tören düzenleneceği ve şairin cenazesinin Söğütlüçeşme Camisi'nde öğle vakti kılınacak namazın ardından toprağa verileceği belirtildi. Dağlarca'nın, Ocak ayında, yaşadığı Mühürdar Caddesi'ndeki evi müze yapılması için Kadıköy Belediyesine bağışladığı ifade edilen açıklamada, şairin, kendisini ziyaret eden Belediye Başkanı Öztürk'e, evinin müzeye dönüştürülmesi için vasiyette bulunduğu kaydedildi.

Açıklamaya göre, Dağlarca, evini müzeye dönüştürme isteğini şöyle açıkladı:
''Ben İstanbul'un birçok yerinde ikamet ettim. Gezdim, gördüm, yaşadım, ama en çok Kadıköy'ü sevdim. Kadıköy eskiden de değerliydi, şimdi de. Eskiden daha çok dolaşırdım, ama şimdi yaşım dolayısıyla sokağa çıkamıyorum. Yıllardır içinde yaşadığım, şiirlerimi yazdığım evimin, ölümümden sonra yaşamaya devam etmesini istiyorum. Belediye Başkanımıza rica ettim, evimi alıp müze olarak düzenlesinler, ama yaşayan bir müze olmasını istiyorum. Bir bölümünde kitaplarım, eşyalarım sergilensin, bir kısmı da kafeterya gibi olsun. Gençler buraya gelip otursun, kitap okusun, bir şeyler içsinler.''

Açıklamada, Dağlarca'nın müze ve kafeterya olarak kullanılmasını istediği evinin adının da ''Dağlarca'dan Gökyüzü'' olmasını istediği ifade edilerek, ''Buraya gelenler, benim gökyüzüme baksınlar istiyorum'' dediği kaydedildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Belediye Başkanı Öztürk, Dağlarca'nın hem Kadıköy'ün hem de Türk edebiyatının çok değerli bir çınarı olduğunu belirterek, ölümünden büyük üzüntü duyduğunu bildirdi.

Açıklamada, Öztürk, ''Evini, vasiyeti gereği istediği gibi müze haline getireceğiz. Ziyaretçileri, onun yaşadığı evin ortamını soluyarak şiirlerini okuyacaklar'' sözleri de yer aldı.

Altunizade'deki Başkent Üniversitesi İstanbul Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Kürşad Tokel, 94 yaşındaki şair Dağlarca'nın, kronik böbrek yetmezliği ve kateter enfeksiyon sebebiyle 28 Eylül 2008 tarihinde bir başka hastaneden hastanelerine getirildiğini belirtti.
O tarihten buyana hastanede tedavi altında bulunan Dağlarca'nın enfeksiyonun antibiyotiklere yanıt vermemesi sebebiyle bugün yoğun bakıma alındığını kaydeden Prof. Dr. Tokel, tüm müdahalelere rağmen durumu giderek kötüleşen Dağlarca'nın saat 16.50 itibariyle vefat ettiğini söyledi.


Başsağlığı mesajları

Cumhurbaşkanı Vekili ve TBMM Başkanı Köksal Toptan, Türk şiirinin uluslararası alanda tanınmasına büyük katkılarda bulunan Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın vefatının, edebiyat dünyası için büyük kayıp olduğunu belirtti.

Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın vefatı nedeniyle mesaj yayımlayan Toptan, ''Türk şiirinin büyük ustası Dağlarca'nın vefatından derin üzüntü duyduğunu'' ifade etti.

Türk edebiyatının simge isimlerinden olan Dağlarca'nın Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli şairlerinden biri olduğuna işaret eden Toptan, şunları kaydetti:

''Birbirinden eşsiz şiirleriyle milletimizin hafızasında derin izler bırakan Dağlarca, edebiyatımızın usta isimleri arasında her zaman saygıyla anılacak ve eserleriyle yaşayacak. Milli mücadelemizi anlattığı destansı şiirlerinin yanı sıra güzel Türkçemize verdiği önemle de herkese örnek olan bu büyük edebiyat çınarımız, gelecek nesilleri aydınlatmaya devam edecektir.
Büyük şairimiz Dağlarca, geleceğin teminatı çocuklara olan inancını, kaleme aldığı birbirinden güzel şiirleriyle ortaya koymuştur. Türk şiirinin uluslararası alanda tanınmasına büyük katkılarda bulunan Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın vefatı, edebiyat dünyamız için büyük kayıptır. Aramızdan ayrılan Merhum Dağlarca'ya Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına, edebiyat dünyasına ve milletimize başsağlığı diliyorum.''i

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın vefatı ile ilgili olarak, "Milletimizin yetiştirdiği müstesna bir şair olan Dağlarca, eserleriyle ruh ve fikir dünyamızda silinmez izler bırakmıştır" dedi.

Erdoğan, Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın vefatı dolayısıyla yayınladığı mesajda şunları belirtti:

"Edebiyatımızın yaşayan çınarı, büyük şair Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın vefatını büyük bir teessürle öğrenmiş bulunuyorum. Milletimizin yetiştirdiği müstesna bir şair olan Dağlarca, eserleriyle ruh ve fikir dünyamızda silinmez izler bırakmıştır. Fazıl Hüsnü Dağlarca, Türk şiirinin ve dilimizin gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Vefatı, dilimiz ve şiirimiz için büyük bir kayıptır; inanıyorum ki, şiire adadığı 91 yıllık ömrünün meyveleri olan eserleri, yaşamaya devam edecektir. Merhum şairimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca'ya Allah'tan rahmet, ailesine, edebiyat camiamıza ve milletimize başsağlığı dilerim."

Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın'da, Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın ölümü nedeniyle mesaj yayımladı.

TDK Başkanı Prof. Dr. Akalın da mesajında, ''Türk şiirinin önemli isimlerinden, Türkçenin ses bayrağı olan şairimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Arı ve duru Türkçeyle yazdığı şiirleri sonsuza kadar Türkçenin ses bayrağı olarak dalgalanacaktır'' dedi.

Dağlarca'nın 1958 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü'nü aldığını ve TDK'nın Türk Dili dergisinde Dağlarca'nın şiirlerini yayımlamaktan onur duyduklarını belirten Akalın, Dağlarca'ya Tanrı'dan rahmet, tüm sevenlerine ve Türk ulusuna başsağlığı diledi.

 

 

Fazıl Hüsnü Dağlarca

26 Ağustos 1914 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen Dağlarca, ilk öğrenimini Konya, Kayseri, Adana ve Kozan'da, orta öğrenimini Tarsus ve Adana'daki ortaokullardan sonra girdiği Kuleli Askeri Lisesi'nde tamamladı.

1935 yılında piyade subayı olarak doğu ve orta Anadolu'nun, Trakya'nın pek çok yerini dolaşan Dağlarca, ordudaki hizmeti 15 yılı doldurunca ön yüzbaşı rütbesiyle 1950'de askerlikten ayrıldı.

1952-1960 yılları arasında iş müfettişi olarak İstanbul'da çalışan Dağlarca, buradan ayrıldıktan sonra İstanbul Aksaray'da kitabevini açtı ve yayımcılığa başladı.

4 yıl ''Türkçe'' isimli aylık dergiyi çıkaran ve ilk yazısı 1927'de Yeni Adana Gazetesi'nde yayımlanan bir hikaye olan Dağlarca, İstanbul Dergisi'nde 1933'te çıkan ''Yavaşlayan Ömür'' adlı şiiriyle adını duyurmaya başladı.

Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılapçı Gençlik, Yeditepe ve Türk Dili dergilerinde şiirleri yayımlanan Dağlarca, 1967'de ABD'deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından ''En iyi Türk Şairi'' seçildi.

Toplumculuğunun temelinde insana ve insan hayatına saygı yatan Dağlarca, çok yazan ve üreten bir şair kimliğiyle, bağımsız kalarak hiçbir şairden etkilenmemiş, hiçbir akımın etkisinde kalmayarak şiirlerini yazmıştı.

Şair, sanat anlayışını "Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz zamanı, hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir." cümlesiyle özetlerdi.

Cumhuriyet; 15 Ekim 2008

38
0
0
Yorum Yaz