30 03 2012

Dindar Nesil Tartışması: Başbakan - Eren Erdem: “Dindar Nesil”

 

Dindar Nesil Tartışması

 Başbakan, İslamcı yazar Eren Erdem’in, 7 Şubat tarihinde Aydınlık gazetesinde yayımlanan “Dindar Nesil” başlıklı makalesi üzerine hem Erdem’e hem de gazeteye tazminat davası açtı.

Sonunda bu da oldu; Başbakan, Kur’an ayetiyle yapılan eleştiriye de tahammül edemedi, Eren Erdem’in Tevbe Suresi’nden alıntılarla yazdığı yazıya dava açtı.

Başbakan:’ın kendisine muhalif olan herkese açtığı davalara bir yenisi daha eklendi. Başbakan, İslamcı yazar Eren Erdem’in, 7 Şubat tarihinde Aydınlık gazetesinde yayımlanan “Dindar Nesil” başlıklı makalesi üzerine hem Erdem’e hem de gazeteye tazminat davası açtı.

Aydınlık Gazetesi yazarı Eren Erdem, Başbakan’ın “dindar gençlik” açıklamalarını eleştirdiği yazısında, ‘Tevbe Suresi’ndeki, “Dağlanacaksınız. Kenz ettikleriniz eritilecek ve onlarla alnınız, yanlarınız, sırtınız ve böğrünüz dağlanacak!” ifadelerine yer verdi. Bu eleştirel yazıya tepki gecikmedi. “Özellikle bu ayetin suç unsuru teşkil ettiğini” savunan Başbakan Erdoğan, avukatları aracılığıyla gazeteci Erdem’e dava açtı.

AYET ‘SUÇ UNSURU’ SAYILDI
Dava dilekçesinin içeriği; “Yazının tamamı suç teşkil etmektedir. Eleştiri niyetiyle yazılmamıştır. Art niyet ihtiva etmektedir” savunusundan oluştu. Ayrıntılarında ise “Özellikle de aşağıda ki maddeler doğrudan suç teşkil etmektedir…  ‘Dağlanacaksınız. Kenz ettikleriniz eritilecek ve onlarla alnınız, yanlarınız, sırtınız ve böğrünüz dağlanacak!(Tevbe 35)” Başbakanın inançlarına ağır saldırı yapılmıştır” iddiaları yer aldı.

“MUAVİYE DÖNEMİ GİBİ”
Kendini savunan gazeteci Eren Erdem, Peygamberin yakın dostlarından Ebuzer Gıffari’nin, Emevi saltanatının temsilcisi Muaviye’yi ‘Tevbe Suresi’nin 34 ve 35. ayetlerini dile getirerek eleştirdiğini anımsattı. Erdem, “Tevbe Suresinin 34 ve 35. ayetlerini eleştiren ilk İslam elbiseli zulüm, Muaviye döneminde ortaya çıktı. Ne ilginçtir ki tarih tekerrür ediyor ve bugün Başbakan bu ayetlere tepki gösteriyor” sözleriyle Erdoğan’a yüklendi.

“KAPİTALİZME ABDEST ALDIRIYORLAR”
Ayetleri referans aldığı yazısı nedeniyle açılan davayı “Başbakan aslında bir anlamda ayetlere dava açtı” sözleriyle değerlendiren Erdem, gazetemize şu açıklamayı yaptı:

“Daha önce mücahittiler şimdi müteahhit oldular. ‘İman Yarabbim’ diyorlardı şimdi ‘İmar Yarabbim’ diyorlar. Daha önceleri, benim de iştirak ettiğim Cuma namazlarında emperyalizmi lanetliyorlardı, şimdi cipten inmiyorlar. Şimdi de ‘Dindar nesil’ diyorlar. Milli Görüş gömleği çıkınca, bütün dinsel alt yapıları ortadan kalktı. Kur’an, kapitalizmin elebaşlarını, servet ve refah sahiplerini hedefler. Ancak bunlar kafası liberal, belden aşağısı muhafazakar, emperyalizmle, kapitalizmle, zalimle hiçbir kavgası olmayan bir tip ortaya çıkardı. Kapitalizme savaş açacaklarına, kapitalizme adeta abdest aldırmanın peşine düştüler. Peygamberin savaş açtığı şeye bu kadar bağlı olmaları ehl-i sünnet değil, ehl-i şatafattır.”

İşte o Makale

“Sayın Başbakan, ‘biz dindar bir nesil inşa ettik’ dediniz. Zulme karşı susan, dalkavukluğunuzu yapan yalancı şairlerin (medyanın) palavralarına adapte, ‘Mekke’ye gelen kervanlar darılmasın’ diye dininden taviz veren Ebu Cehil’in nesline ne kadar da benziyor. Komşusu açken tok yatan, eline fırsatı geçirince cipe, villaya saldıran bir nesil.

Sayın Başbakan, siz; Taif’te Peygamber Efendimizi taşlayan bir nesil inşa ettiniz. Kardeşliği, eşitliği, birlik ve beraberliği, sizin saltanatınızla palazlanan liberal ulemanın uyduruk sözleriyle düşman gören, namaz kılıp haram yiyen bir nesil… Yok Başbakan, yok… Dağlanacaksınız. Kenz ettiklerini zeritilecek ve onlarla alnınız, yanlarınız, sırtınız ve böğrünüz dağlanacak!(Tevbe 35) Kesb ettiklerinizin altında boğulacaksınız. Dindar nesliniz de sizi terk edecek… Değil Sayın Başbakan, sizin getirdiğiniz din İslam değil…” (*) 

YURT GAZETESİ

___________________________________________________

 

(*)  Makalenin Tam Metni:

 

 Dindar Nesil Tartışması: İslamcı-Yazar Eren Erdem

 

Dindar Nesil Tartışması Muhalif duruşuyla bilinen, Gayya, Abdestli Kapitalizm, Nurjuvazi, İslam ve Kapitalizm ve son kitabı Şeytan Evliyaları ile büyük ilgi gören İslamcı-Yazar Eren Erdem'den Dindar Nesil tartışmasına tepkili yaklaşım.

10 Mart 2012 20:08

AKP'nin bir yozlaşma kültürünü "dinleştirdiğini" iddia eden Eren Erdem şöyle bir açıklama yaptı;

Çok mübarek bir insansınız sayın Başbakan. Öyle ki, en az Hz.Ömer kadar adil, Hz.Ebubekir kadar cömertsiniz. Öyle ya, gemiciklerinizi satıp; taş kaynatan yoksullara dağıttınız. Mübarek eşinizin parmağında ki pırlanta yüzükten bile vazgeçtiniz.

ABD Irak'ı işgal ederlen, ABD'ye savaş ilan etmeniz büyük bir cesaretti sayın Başbakan! Irak'ta ki 1,5 milyon "Müslüman" insanın haklarını, Hamza gibi savundunuz.

Yok, siz bunları dil sürçmesi sayın. Yanlış oldu.

Harun gibi geldiniz, Karun gibi çöktünüz. Allah dediniz, keseyi doldurdunuz. Kelime'i şahadet getirip, müteahhitliğe terfi ettiniz.

Eskiden İman Ya Rabbi diyordunuz.

Ne olduysa; "İmar Ya Rabbi" demeye başladınız.

Bush'tan himmet, AB'den şefaat beklediniz. Servet ve refahla şımarmış kenzcileri kollayıp, iman edip salih amel işleyenleri solladınız.

Mübarek adamsınız vesselam.

Sizin iktidarınız, yoksulu zillete, zengini illete düçar etti. Şeytan Evliyalarını ulema, Allah düşmanlarını dost edindiniz. Sattınız, yediniz, içtiniz.
 

Sayın Başbakan, biz dindar bir nesil inşa ettik dediniz.

Zulme karşı susan, dalkavukluğunuzu yapan yalancı şairlerin (medyanın) palavralarına adapte, Mekke'ye gelen kervanlar darılmasın diye dininden taviz veren Ebu Cehil'in nesline ne kadar da benziyor.

Komşusu açken tok yatan. Eline fırsatı geçirince, jipe villaya saldıran bir nesil.

Allah'a iman edip, kapitalizm ile amel eden, Allah ve Resulü'nün savaş açtığı ribaya(faize) abdest aldıran, küfrün öncülerini tütsüleyen bir nesil ?

Sayın  Başbakan, siz; Taif'te Peygamber Efendimizi taşlayan bir nesil inşa ettiniz.

Kardeşliği, eşitliği, birlik ve beraberliği, sizin saltanatınızla palazlanan liberal ulemanın uyduruk sözleriyle düşman gören, namaz kılıp haram yiyen bir nesil.

Sizin zamanınızda Allah'ın mescidleri, dırar mescidi oldu. Altın ve gümüşü kenz edip Allah yoluna harcamayan ruhbanlar, ağa, paşa sayıldı.

Yok Başbakan, yok.

Dağlanacaksınız. Kenz ettikleriniz eritilecek ve onlarla alnını, yanlarınız, sırtınız ve böhrünüz dağlanacak!

Kesb ettiklerinizin altında boğulacaksınız. Dindar nesliniz de sizi terk edecek.

Biz, bu insanları; bizi Allah'a yaklaştırması için aracı tuttuk diyenler hüsrana uğrayacaklar. Dininiz zelil ve perişan olacak. Allah'ın dini İslam, batıl dininizi yerle bir edecek.

Allah'ın kitabıyla iman eden bir nesil inşa etmediniz. Uyduruk, kıytırık safsataları din sayan kitapları okuttunuz. Peygamber'in örnekliğine değil, kıytırık adamların sünnetine tabi oldunuz.

Değil Sayın Başbakan, sizin getirdiğiniz din İslam değil.

 

__________________________________________________

 

Tevbe Suresi 34. Ayet Ey âmenû olanlar (ölmeden önce Allah'a ulaşmayı dileyenler)! Muhakkak ki; ahbarlardan (yahudi âlimlerden) ve ruhbanlardan (rahiplerden) çoğu, mutlaka insanların mallarını bâtılla (boş yere, haksız olarak) yerler ve Allah'ın yolundan engellerler (mani olurlar). Ve altın ve gümüşü biriktiren ve onu Allah yolunda infâk etmeyen kimseler; artık onlara elîm azabı haber ver.

AÇIKLAMA Burada gerek yahudilerden, gerek hristiyanlardan bazı bilginlerin ve rahiplerin altını, gümüşü biriktirdikleri ve insanlardan haksız yere para aldıkları ve bu parayı da Allah yolunda harcamadıklarını söylüyor, Allahû Tealâ. "Onlara acı bir azabı müjdele." diyor.

Aradan geçen zaman parçalarında iblis, bütün insanları dejenere etmek, yozlaştırmak için elinden gelen gayreti göstermiş ve dejenerasyon gerçekleşmiştir. Şeytana, bu istikamette uymamak asıldır. İşte Allahû Tealâ'nın dizaynı odur ki; Allah yolunda hizmet verenler, bu konuda kendilerine düşenleri yapmak mecburiyetindedirler.

Aradan zaman geçtikçe bütün dînlerde insanların büyük kısmı, ne yazık ki bir yozlaşmanın içine girmişlerdir. Görünen dînlere baktığımız zaman sadece dîn adamlarının değil, insanların da %90'dan fazlasının Allah'ın kurtuluş reçetesini unuttuklarını, tatbik edemediklerini ve daha kötüsü, yaptıklarının doğru olduğunu zannettiklerini görüyoruz. Zaman içerisinde iblis, dînlerin muhtevasını bozmayı başarmış, İslâm'dan da hristiyanlıktan da, yahudilikten de çok şey koparmıştır. Ve aradan asırlar geçtikçe iblisin, insanları adım adım Allah'ın yolundan ayırdığının kesin işaretini görüyoruz, bu âyette. Bu âyet-i kerime, artık yahudilerde de, hristiyanlarda da özellikle dîn adamlarında ve rahiplerde bir yozlaşmanın, kesinlikle mevcut olduğunu işaret etmektedir.

Bugün İslâm'da da ne yazık ki aynı şeyler söz konusudur. İnsanlar, dînlerini unutmuşlar artık yaşamıyorlar.

 

Kuran 9.34 - Tevbe Suresi 34. Ayet

Diyanet Vakfı

TEVBE 34. Ey iman edenler! (Biliniz ki), hahamlardan ve râhiplerden birçoğu insanların mallarını haksız yollardan yerler ve (insanları) Allah yolundan engellerler. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele!

Diyanet İşleri

TEVBE 9/34. Ey inananlar! Hahamlar ve rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler. Allah yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda sarf etmeyenlere can yakıcı bir azabı müjdele.

Yaşar Nuri Öztürk

TEVBE 34.Ey iman sahipleri! Şu bir gerçek ki, hahamlardan ve rahiplerden birçoğu halkın mallarını uydurma yollarla tıkabasa yerler ve Allah’ın yolundan geri çevirirler. Altını ve gümüşü depolayıp da onları Allah yolunda harcamayanlara korkunç bir azap muştula.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! haberiniz olsun ki Ahbar ve Ruhbandan bir çoğu nâsın mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan çevirirler, altını, gümüşü hazineye tıkıb da onu Allah yolunda sarfetmiyenler ise işte onları elîm bir azâb ile müjdele

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey imân etmiş olanlar! Yehûd bilginlerinden ve rahiplerden birçoğu nâsın mallarını elbette haksız yere yerler ve Allah’ın yolundan çevirirler. Ve o kimseler ki, altını ve gümüşü toplarlar da onları Allah yolunda sarfetmezler, artık onları acıklı bir azap ile müjdele.

Hasan Basri Çantay

Ey îman edenler, şu muhakkak ki, (Yahud) bilginleri (ni) n ve (Hıristiyan) râhibleri (ni) n bir çoğu baatıl (sebebleri) le insanların mallarını yerler, (onları) Allahın yolundan men ederler. Altını ve gümüşü yığıb ve birikdirib de onları Allah yolunda harcamayanlar (yok mu?) işte bunlara pek acıklı bir azabı muştula!

Muhammed Esed

Siz ey imana erişenler! Bilin ki, hahamların, rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızca yiyip yutuyor ve (onları) Allahın yolundan alıkoyuyorlar. Fakat bütün o altın ve gümüşü toplayıp Allah yolunda harcamayanlar var ya, (işte) onlara (sonraki hayat için) çok çetin azabı müjdele:

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey inananlar, o bilginlerle râhiplerin çoğu, boş sebeplerle insanların mallarını yerler ve halkı Allah yolundan menederler. Altını, gümüşü biriktirip Allah yolunda harcamayanları elemli bir azapla müjdele.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve (insanları) Allâh yolundan çevirirler. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allâh yolunda harcamayanlar var ya, işte onlara acı bir azâbı müjdele!

Suat Yıldırım

Ey iman edenler! Doğrusu hahamların ve rahiplerin çoğu halkın mallarını haksız yollardan yerler ve insanları Allah’ın yolundan uzaklaştırırlar. Altını, gümüşü yığıp Allah yolunda harcamayanlar var ya, işte onları acı bir azabın beklediğini müjdele!

Ali Bulaç

Ey iman edenler, gerçek şu ki, (yahudi) bilginlerinden ve (hristiyan) rahiplerinden çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah’ın yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar... Onlara acı bir azabı müjdele.

Edip Yüksel

Ey inananlar, din bilginlerinin ve din adamlarının çoğu halkın parasını hakketmeden yerler ve ALLAH’ın yolundan saptırırlar. Altın ve gümüşü yığıp ALLAH yolunda harcamayanlara acı bir azap müjdele.

İbni Kesir

Ey iman edenler; doğrusu hahamlar ve rahiblerin çoğu insanların malını haksızlıkla yerler. Ve Allah yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlara; işte onlara pek acıklı bir azabı müjdele.

TEVBE Suresi

Ayet - 35Kuran 9:35 - Tevbe Suresi 35. Ayet

Diyanet Vakfı

TEVBE 35. (Bu paralar) cehennem ateşinde kızdırılıp bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacağı gün (onlara denilir ki): "İşte bu kendiniz için biriktirdiğiniz servettir. Artık yığmakta olduğunuz şeylerin (azabını) tadın!"

Diyanet İşleri

TEVBE 9/35. Bunlar cehennem ateşinde kızdırıldığı gün, alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak, "Bu, kendiniz için biriktirdiğinizdir; biriktirdiğinizi tadın" denecek.

Yaşar Nuri Öztürk

TEVBE 35.Gün olur, cehennem ateşinde onların üzerine lav dökülür de bununla onların alınları, böğürleri, sırtları dağlanır: “İşte egolarınız için yığdıklarınız. Hadi tadın biriktirmiş olduklarınızı!”

Elmalılı Hamdi Yazır

O gün ki bunların üzeri Cehennem ateşinde kızdırılacak da kendilerinin alınları, böğürleri, sırtları bunlarla dağlanacak: işte bu diye sizin nefisleriniz için derib tıktıklarınız, haydi dadın bakalım ne derib tıkıyordunuz

Ömer Nasuhi Bilmen

O günde ki, bunların üstü cehennemin ateşinde kızdırılıp, onunla alınları, yanları ve arkaları dağlanır. İşte bu kendi şahıslarınız için hazine haline getirdiğinizdir, artık toplayıp biriktirdiğinizin tadını tadınız (denilir).

Hasan Basri Çantay

O gün ki bunlar, üzerlerinde (yakılacak) cehennem ateşinin içinde kızdırılacak da o kimselerin alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak, «İşte bu, (denilecek), nefisleriniz için toblayıb sakladıklarınız! Artık saklayıb istifçilik etdiğiniz bu nesneleri (n acısını haydi) tadın!»

Muhammed Esed

Bu (toplanıp saklanan altının, gümüşün) cehennem ateşinde kızdırılıp onların alınlarının, böğürlerinin ve sırtlarının damgalanacağı Gün, (bu günahkarlara:) İşte, kendiniz için topladığınız hazineler! denecek, Şimdi tadın bakalım, sarılıp sakladığınız hazinelerin (başınıza açtığı belanın) tadını!

Abdulbaki Gölpınarlı

O gün, cehennem, o altını, gümüşü alevleyecek ve onlar, cehennem ateşinde kızdırılıp alınlarına, yanlarına, sırtlarına bastırılacak, onlarla dağlanacaklar ve işte bunlardır kendiniz için biriktirdiğiniz şeyler denecek, tadın biriktirdiklerinizin azâbını.

Süleyman Ateş

O gün cehennem ateşinde bunların üzeri ısıtılı(p pullanı)r; bunlarla, onların alınları, yanları ve sırtları dağlanır: İşte nefisleriniz için yığdıklarınız, yığdıklarınızı tadın! (denilir).

Suat Yıldırım

Yığılan bu altın ve gümüş cehennem ateşinde kızdırılarak, bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacağı gün onlara:İşte! denilecek, sizin nefisleriniz için yığıp hazineye tıktıklarınız! Haydi tadın bakalım o tıktığınız şeyleri!

Ali Bulaç

Bunların üzerlerinin cehennem ateşinde kızdırılacağı gün, onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak (ve:) İşte bu, kendiniz için yığıp sakladıklarınızdır; yığıp sakladıklarınızı tadın (denilecek).

Edip Yüksel

Gün gelir o biriktirdikleri altınlar ve paralar cehennem ateşinde ısıtılarak onlarla alınları, yanları ve sırtları dağlanır: ’Kendiniz için biriktirdiğiniz işte budur. Biriktirdiğinizi tadın.’

İbni Kesir

O gün cehennem ateşinde bunların üzeri kızdırılır ve bunlarla onların alınları, böğürleri ve sırtları dağlanır. İşte bu, kendiniz için biriktirdiğiniz, tadın biriktirmiş olduğunuzu, denir.

483
0
0
Yorum Yaz